OTO SHOWROOM PROJESİ 02
İstanbul Bahçelievler’de 12.046 m² toplam inşaat alanına sahip bu alternatif, Fiat, Alfa Romeo ve Jeep markalarını bir araya getiren otomotiv showroomu ile üst katlarda konumlanan airbnb birimlerini aynı yapı içerisinde bütünleştiren karma kullanımlı bir proje olarak tasarlanmıştır. Projenin temel tasarım yaklaşımı, zeminde otomotiv showroomlarının ihtiyaçlarına cevap veren yatay ve şeffaf bir kütle ile bunun üzerinde yükselen, yapıya güçlü bir kimlik kazandıran düşey ve monolitik konaklama kütlesinin bir arada değerlendirilmesine dayanmaktadır. Yapının ana mimari karakterini oluşturan en önemli unsur ise cephede kullanılan kıvrımlı beton yüzeydir. Bu yüzey, yapının yüksek kütlesini sararak düz ve statik bir cephe yerine daha akışkan, heykelsi ve güçlü bir siluet oluşturmakta; kıvrımın farklı açılarda algılanması sayesinde yapının cephe karakteri gün boyunca değişken bir görsel etki kazanmaktadır. Beton yüzeyin geniş ve süreklilik gösteren formu, yapıya monolitik bir görünüm verirken, kontrollü biçimde oluşturulan açıklıklar ve geri çekilmeler bu güçlü kütlenin daha hafif algılanmasını sağlamaktadır. Beton yüzey ile cephede kullanılan geniş cam yüzeyler arasında oluşturulan opak-şeffaf karşıtlık, projenin malzeme karakterini belirleyen temel unsurlardan biridir. Kıvrımlı beton yüzey yapının daha masif ve koruyucu karakterini temsil ederken, cam yüzeyler Airbnb birimlerinin dış çevreyle görsel bağlantısını ve doğal ışık almasını sağlamaktadır. Cam cephelerde kullanılan düşey taşıyıcı/profil ritmi, yapının düşeyliğini vurgulayarak beton yüzeyin güçlü formunu tamamlamakta; özellikle gece saatlerinde iç mekânların aydınlatılmasıyla birlikte cephede şeffaf ve opak yüzeyler arasında belirgin bir ışık-gölge ilişkisi oluşmaktadır. Kıvrımlı beton yüzeyin önünde konumlanan teraslar, cephe tasarımının yalnızca estetik bir elemanı olmakla kalmayıp üst katlardaki Airbnb kullanımları için açık hava kullanım alanları oluşturmasını sağlamaktadır. Teraslarda kullanılan peyzaj elemanları, betonun sert ve ağır karakterini dengeleyerek yapıya yeşil ve yaşanabilir bir katman eklemektedir. Bu geri çekilmeli teraslar aynı zamanda yüksek kütlenin ölçeğini parçalayarak yapının çevresiyle daha kontrollü bir ilişki kurmasına yardımcı olmaktadır. Üst katlarda yer alan Airbnb birimleri, yapının yüksek bölümünde konumlandırılarak şehir manzarasından yararlanacak şekilde değerlendirilmiş; cam yüzeyler ve teraslar sayesinde konaklama kullanıcılarına daha nitelikli ve aydınlık yaşam alanları sunulması hedeflenmiştir. Zemin kotunda ise farklı bir mimari dil kullanılarak showroom işlevinin gerektirdiği şeffaflık, görünürlük ve erişilebilirlik ön plana çıkarılmıştır. Showroom önündeki açık alanlar, yalnızca araç parkı için değil, aynı zamanda araç sergileme ve müşteri karşılama alanları olarak değerlendirilmiştir. Projede otomotiv kullanımının önemli bir parçası olan araç giriş-çıkışları ve sirkülasyon da mimari kurgunun temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmış; araçların ana yoldan kontrollü biçimde yapıya ulaşması, showroom önündeki sergileme alanlarına erişmesi ve otopark alanlarına yönlenmesi için gerekli dolaşım ilişkileri oluşturulmuştur. Böylece yaya hareketleri ile araç hareketlerinin mümkün olduğunca kontrollü biçimde ayrıştırılması ve showroom girişlerinin daha güvenli ve okunabilir hale getirilmesi hedeflenmiştir. Açık otopark ve araç sergileme alanlarının showroom cepheleriyle doğrudan ilişkilendirilmesi sayesinde araç–mimari–marka arasında sürekli bir görsel bağlantı kurulmuştur.