A.K KONUT PROJESİ
İstanbul Küçükçekmece’de yer alan iki parselin tevhid edilmesiyle oluşturulan toplam 1080 metrekarelik alanda geliştirilen, açık ve kapalı otopark imkanı sunan 30 dairelik bir konut projesidir. Proje kapsamında, tek bir blok 265 metrekarelik bir taban alanı üzerinde inşa edilmiştir. Bu blok, bir adet bodrum kat, zemin kat, 9 normal kat ve çatı piyesinden oluşmaktadır. Bodrum kat, tamamen araç otoparkı olarak değerlendirilmiş olup, kullanıcıların park ihtiyacını karşılayacak şekilde optimize edilmiştir. Zemin kat üzerinde konut girişleri ve sosyal alanlar planlanırken, üst katlarda toplamda 30 daire yer almaktadır. Çatı piyesinde ise ek yaşam alanları sunulmuş olup, yapı kullanıcılarına geniş bir yaşam alanı sunulması hedeflenmiştir. Proje, modern mimari anlayışla şekillendirilmiş olup, açık ve kapalı otopark alanlarıyla kullanıcılarına konforlu ve güvenli bir yaşam alanı sunmayı amaçlamaktadır. Bu proje, çevresindeki yeşil doku ile bütünleşen, orta-yüksek katlı tek blok konut yapısı olarak kurgulanmış, sade ancak güçlü bir mimari dil üzerine oturan çağdaş bir konut tasarımıdır. Yapı, parsel içerisinde serbest konumlanarak dört cepheden algılanabilir bir kütle etkisi oluşturmakta ve bu sayede hem gün ışığından maksimum düzeyde faydalanmakta hem de çevresel ilişkilerini güçlendirmektedir. Kütle kompozisyonunda, ana prizmatik form yatay bantlarla parçalanarak ölçek kırılmış, üst kotta oluşturulan çatı saçağı ile yapı siluetine karakteristik bir bitiş kazandırılmıştır.
Cephe tasarımında, koyu tonlu çerçeve elemanları ile açık renkli yüzeyler arasında kurulan kontrast, yapıya derinlik ve ritim kazandırmaktadır. Kat hizalarında devam eden yatay bantlar, cephe boyunca süreklilik sağlarken, düşeyde konumlandırılan ahşap görünümlü kaplama elemanları yapıya sıcaklık ve vurgu katmaktadır. Balkonlar, cephe düzleminden geri çekilerek ya da çıkma yaparak farklılaşan bir hareket oluşturmakta, bu sayede hem kullanıcıya nitelikli dış mekân alanları sunulmakta hem de cephe monotonluğu kırılmaktadır. Geniş pencere açıklıkları ile iç mekânlarda doğal aydınlatma artırılmış, dış mekân ile görsel ilişki güçlendirilmiştir.
Plan şeması, merkezi bir düşey sirkülasyon çekirdeği etrafında gelişen rasyonel bir organizasyona sahiptir. Kat planlarında daireler, cepheye maksimum temas edecek şekilde yerleştirilmiş, yaşam alanları gün ışığı ve manzara avantajı yüksek yönlere yönlendirilmiştir. Servis mekânları daha kontrollü cephelere alınarak mekânsal verimlilik sağlanmıştır. Balkon ve teras kullanımları, dairelerin yaşam kalitesini artıran önemli bileşenler olarak ele alınmış, iç-dış mekân sürekliliği desteklenmiştir.
Zemin kotunda yapı, kısmen geri çekilerek hafifletilmiş ve çevre ile daha geçirgen bir ilişki kurulmuştur. Bu yaklaşım, hem girişlerin daha net algılanmasını sağlamış hem de yaya ölçeğinde daha davetkâr bir mekânsal etki oluşturmuştur. Yapının çevresinde oluşturulan peyzaj düzenlemesi; ağaçlandırma, oturma alanları ve yaya yolları ile desteklenerek, kullanıcıların açık alan deneyimini zenginleştiren yarı kamusal bir çevre oluşturmuştur. Aydınlatma elemanları ve gece kullanımı dikkate alınarak yapılan tasarım, yapının günün farklı saatlerinde farklı atmosferler üretmesini sağlamaktadır.
Genel olarak proje, yalın geometrik kütle kurgusu, dengeli cephe organizasyonu, fonksiyonel plan çözümleri ve çevre ile kurduğu güçlü ilişki sayesinde çağdaş konut mimarisine nitelikli bir örnek teşkil etmektedir. Hem estetik hem de kullanıcı odaklı yaklaşımlar bir arada ele alınarak, sürdürülebilir, konforlu ve kentle uyumlu bir yaşam alanı ortaya konmuştur.