MONART YAPI MALTEPE KONUT PROJESİ
Monart Maltepe projesi, İstanbul Maltepe'de bulunan konut projesidir. Konumu açısından toplu ulaşıma yakınlığı ile kullanıcıya kolaylık sağlayan proje, 2 parseli kapsayan toplam 26187 m² lik arsa alanında konumlanmaktadır. 7 ve 4 blok barındıran 2 parselde 743 adet daire bulunmaktadır. Konut alanlarının yanı sıra D100 Caddesine bakan dükkanlar, sosyal tesis, yüzme havuzu, çocuk oyun alanları ve spor alanları barındıran projede içerisinde bulundurduğu yeşil alanlar ve yaya yolları ile kullanıcıya kentin içerisinde doğal bir yaşam alanı oluşturmak hedeflenmiştir. Yapı kütlesine yoldan giriş için bırakılan alanlarda yeşil bantlar oluşturulmuştur. İki ayrı parsele yerleşen toplu konut projesi iki etaplı tip bir proje olarak tasarlanmıştır. Parsellerin arasında yeşil rekreasyon alanı yapılarak hem etaplardaki kullanıcı yoğunluğunun dağıtılması hem de iki parselin bütünlüğünü sağlanması olarak kurgulanmıştır. Toplu konut projesinin her iki etabında da cephe tasarımında kullanılan malzeme seçimleri şehrin içerisinde insanlara doğa ve ev hissiyatı vermeyi amaçlamıştır. Cepheler kullanılan malzemeler peyzaj öğelerinde de Süreklilik göstermiştir. Arazinin yola cephe olduğu uzun mesafe boyuna ticari alanlar tasarlanmıştır. Ticari birimlerin giriş çıkışları yoldan verilirken, konut giriş çıkışı ayrı ve kontrollü bir şekilde sağlanmaktadır. Ticari birimler iki katlı olarak tasarlanmıştır, ticari alanların çatıları geçilebilen teras çatı olarak konut sahiplerinin ortak kullanımına hizmet etmektedir.Bu proje, ana ulaşım aksına cepheli konumu ile kentsel ölçekte güçlü bir referans noktası oluşturmayı hedefleyen, çok bloklu ve karma kullanımlı bir konut yerleşimi olarak tasarlanmıştır. Parsel, yoğun trafik akışına sahip bir yol ile düşük yoğunluklu konut dokusu arasında geçiş bölgesi niteliği taşımakta olup, bu durum tasarım kararlarında belirleyici olmuştur. Bu doğrultuda, zemin kotunda süreklilik gösteren ticari birimler ile cadde boyunca aktif bir kent cephesi oluşturulmuş, üst kotlarda ise konut blokları geri çekilerek daha kontrollü ve nitelikli bir yaşam alanı kurgulanmıştır. Böylece proje, hem kamusal hayatı besleyen hem de kullanıcıya mahremiyet sağlayan iki katmanlı bir yapı sistemi üzerine oturtulmuştur.
Mimari kütle organizasyonu, farklı yüksekliklerde tasarlanan blokların dengeli bir yerleşim düzeni içerisinde konumlandırılması ile oluşturulmuştur. Bloklar arasında bırakılan açıklıklar sayesinde hem iç avlu alanları tanımlanmış hem de gün ışığı ve doğal havalandırma maksimum seviyeye çıkarılmıştır. Cephe tasarımında, yatay bantlar ve güçlü çerçeve elemanları ile modern bir dil benimsenmiş, açık renkli taş yüzeyler, koyu tonlu kaplamalar ve ahşap dokulu elemanlar bir arada kullanılarak hem estetik hem de malzeme çeşitliliği sağlanmıştır. Geniş balkonlar, şeffaf korkuluklar ve büyük açıklıklar sayesinde iç mekân ile dış mekân arasında kesintisiz bir ilişki kurulmuş, kullanıcı deneyimi zenginleştirilmiştir.
Zemin kotunda yer alan ticari birimler, cadde ile doğrudan ilişki kuran geniş vitrini ve geçirgen cephe yapısı ile kentsel hareketliliği destekleyen aktif bir bant oluşturmuştur. Bu ticari hat, proje boyunca süreklilik sağlayarak hem ekonomik değer üretmekte hem de kullanıcılar için günlük ihtiyaçlara hızlı erişim imkânı sunmaktadır. Üst kotta yer alan konut blokları ise bu ticari platformdan ayrıştırılarak, kontrollü girişler ve yarı özel açık alanlar aracılığıyla daha sakin bir yaşam kurgusu sunmaktadır.
Yerleşimin merkezinde konumlanan peyzaj ve sosyal alanlar, projenin en önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Su ögeleri, oturma alanları, yürüyüş aksları ve bitkilendirme ile zenginleştirilen bu alanlar, kullanıcıların sosyal etkileşim kurabileceği, dinlenebileceği ve açık alan deneyimini yaşayabileceği nitelikli mekânlar sunmaktadır. Araç trafiği ile yaya dolaşımı ayrıştırılarak güvenli bir iç yerleşim oluşturulmuş, otopark çözümleri ile zemin kotundaki yoğunluk minimize edilmiştir.
Plan kurgusunda, merkezi sirkülasyon çekirdekleri etrafında organize edilen daire yerleşimleri ile verimli ve rasyonel çözümler üretilmiştir. Daireler, cepheye maksimum temas edecek şekilde yerleştirilmiş, yaşam alanları gün ışığı ve manzara yönlerine yönlendirilmiştir. Balkon ve teras kullanımları, konutların yaşam kalitesini artıran önemli unsurlar olarak ele alınmış ve mekânsal süreklilik desteklenmiştir.
Genel olarak proje, kentsel ölçekte güçlü bir cephe kurgusu, çok katmanlı kullanım senaryosu, nitelikli peyzaj tasarımı ve çağdaş mimari dili ile hem kullanıcı ihtiyaçlarına cevap veren hem de bulunduğu çevreye değer katan bütüncül bir yaşam alanı sunmaktadır.